Parkinson Hastalığı Tedavisi...

Kategori: Tedaviler , 1 Yorum

Parkinson, dünyada 4 milyondan fazla kişiyi etkileyen, yaygın bir nörolojik hastalıktır. Parkinson, yavaş ilerleyen ve hayatı değiştiren, fakat yaşamı tehdit etmeyen bir hastalıktır. Geçmişte kontrol edilemeyen bu hastalık, ilaçlardaki ve cerrahideki son gelişmeler sayesinde, artık doktor ve hastaların kontrolu altındadır. Her hastada görülen Parkinson belirtileri farklıdır ve hastalar farklı etkilenirler. Bazı hastalarda günlük yaşam aktivitelerinde kısıtlılık yıllar sonra gelişebilir.
Doktorunuz size belirtilerinize göre bir tedavi önerecektir. Genellikle her hastaya aynı ilaç verilmez ve hastalığın erken evrelerinde kişinin ilac ihtiyacı olmayabilir.

İlaç tedavisinin günlük uygulamaya girişi 1960′larda Parkinson hastalarının beyinlerindeki biyokimyasal değişikliklerin anlaşılmasıyla mümkün olmuştur. Günümüzde hastalıktan sorumlu olan dopamin hücrelerinin hasarını onaracak kesin bir tedavi henüz bulunmamıştır. Bugünkü bilgiler ışığında ilaçların ömür boyu, düzenli olarak alınması gerekmektedir. İlaçlar kadar egzersiz ve fizik tedavi de önemlidir. Hastalığın bazı özel belirtilerinin tedavisinde cerrahi yöntemlere başvurulmaktadır.

Tedavinin başlıca amacı, hastalığın seyri boyunca kişinin günlük yaşamında bağımsız olabilmesi, aktif ve üretken bir şekilde yaşamını sürdürmesini sağlamaktır.

İlaç seçimi; hastanın yaşı, belirtilerin şiddeti, hastalığın evresi, en fazla rahatsızlık yaratan belirtinin türü göz önüne alınarak yapılır. Çok sayıda bulgu etkili tedavi ile düzelebilir. Ancak hastalık yavaş da olsa sürekli ilerlediği için tedaviyle düzelmiş olan belirtiler zamanla tekrar ortaya çıkabilir veya yeni belirtiler eklenebilir. Bu yüzden doktorunuzun planladığı düzenli kontrollerinizi aksatmamanız, etkin ilaç ve doz seçiminde yardımcı olmanız önem taşır.

Parkinson hastalığında beyinde dopaminin azaldığını biliyoruz ve bunun yerine konması gereklidir. Ancak dopamin ağızdan veya damardan verildiğinde kandan beyne geçemediği için bu engeli aşabilecek dopaminin ön maddesi olan levodopa verilir. Levodopanın en güçlü ilaç olmasına karşın genç yaş ve belirtileri hafif hastalar için ilk seçenek olmamalıdır. Çünkü ilacın etki süresi yıllar içerisinde kısalmakta ve vücutta istem dışı hareketlere yol açmaktadır. Bu nedenle doktorlar levodopa tedavisine mümkün olduğunca geç başlamayı tercih ederler.
Tedavide kullanılan bir grup ilaç beyinde dopaminin bağlandığı yerleri doğrudan uyararak dopamine benzer etki gösterir. Bu grup ilaçlar levodopa kadar güçlü olmasa da, hastalığın erken döneminde tek başına kullanıldığında levodopa’ya başlama süresini birkaç yıl geciktirebilir.

Normal beyinde dopamin ile asetilkolin bir denge oluşturmaktadır. Parkinson hastasındaki azalmış dopamin, görece artmış asetilkolin etkisi göstermektedir. Diğer bir grup ilaç görece artmış asetilkolini azaltmaya yöneliktir.

Levodopanın, kimyasal olarak yıkımında rol oynayan enzim ile parçalanmasını engelleyerek dopamin etki süresini arttıran bir grup ilaç daha mevcuttur. Bu ilaçların devreye girmesi ile yan etkilerinden korkulan levodopayı daha düşük dozlarda kullanmak mümkün olmaktadır. Ayrıca hastalar gün içinde daha uzun süreli aktif hareketlerini koruyabilmektedir.

İlaçların yan etkileri
İlaçların yararları kadar istenmeyen yan etkileri de vardır. Özellikle ileri yaştaki hastalarda, yüksek doz ve çok sayıda ilaç kullananlarda ortaya çıkar. Hastaların bu yan etkilere duyarlılığı da farklılık gösterir. Genel yan etkiler olarak ağız kuruluğu, bulantı, istem dışı hareketler, baş dönmesi, zihinsel karışıklık, hayal görme, uyku hali veya uykusuzluktan olabilir.

Cerrahi tedavi
Parkinson hastalığı tedavisinde ilk seçenek cerrahi değildir. Ancak ilaç tedavisinden yeterli yarar görülmediği takdirde veya kullanılan ilaçların yan etkilerinden olan istem dışı hareketlerin tedavisinde tercih edilir. Hastanın genç yaşlarda olması, unutkanlığının ve başka hastalıklarının olmaması koşulları aranır. Cerrahi işlemlerden birisinde beynin hedef bölgesindeki hücrelerde hasar oluşturulur. İkinci yöntem olarak da bu merkeze bir elektrod yerleştirilir. Bu elektrodun ince bir tel uzantısı köprücük kemiği altına yerleştirilen uyarıcı alete (pil) bağlanır. Hasta bu aleti örten cilt üzerine mıknatısla dokunarak sistemi açıp kapatabilir.

Hücre nakli üç aydan küçük insan ceninine ait dopamin içeren beyin hücrelerinin, hasta beynine nakledilmesidir. Aynı anda en az dört ceninin gerekli olması, doku reddi ve hukuki sorunlar yüzünden henüz deneme safhasındadır.

Henüz araştırma evresindeki tedavi yöntemleri
*Sağlıklı kişilerin beyninde, sinir hücrelerinin yaşamlarını devam ettiren ve onları hasardan koruyan protein yapısında bazı kimyasal maddeler bulunmuştur. Bu maddeler tedavi amaçlı ağızdan ve damardan verilirse beyne geçememektedir. Hücre nakli şeklinde doğrudan beyne verilmeleri pratik bir yöntem olmamakla birlikte bu konuda araştırmalar sürmektedir.

Gen tedavisi
Dopaminin kimyasal yollarla sentezinin çeşitli basamaklarında rol alan bazı enzimlere ait genlerin, zararsız bir virüs içinde vücuda verilmesi üzerinde çalışmalar sürmektedir.

Parkinson çok özelliği olan bir hastalıktır ve her bireyde farklıdır. Eğer tanıdığınız birinde ya da ailenizde Parkinson hastası varsa, aynı belirtileri ya da sorunları yaşayacağınızı düşünmeyin. Çünkü hiçbir hasta bir diğerine benzemez. Kendi belirtilerinizi tanımayı öğrenin ve gözlemlerinizi doktorunuzla paylaşın. Endişelendiğinizde ya da cesaretiniz kırıldığında, yakınkarınızla birlikte en doğru kararı vermeye çalışın.

Tanıtım
Levodopa, Parkinson hastalığı tedavisinin temelini oluşturmaya devam etmektedir. Parkinson belirtilerini kontrol etme kapasitesi hastalıkla geçen yıllar içinde azalabilmektedir. Doz şemasında almanız gereken bir sonraki dozun zamanı gelmeden belirtilerinizin tekrar ortaya çıktığı, “doz sonu hareketsizliği-akinezisi” olarak adlandırılan bir durumu yaşamaya başlayabilirsiniz. “Doz sonu akinezisi” yaşadığınız zaman hareketlerinizde ve hareket kabiliyetinizde, düşünce ve duygularınızda, duyularınızda ve genel iyilik hissinizde değişiklikler olduğunu fark edebilirsiniz. Örneğin, Parkinson belirtilerinizin gün içinde bir sonraki dozu almadan önce tekrar başladığını ya da fark edilebilir şekilde kötüleştiğini görebilirsiniz. Belirtilerin tekrar ortaya çıkmasına ‘doz sonu akinezisi’ adı verilmektedir.

Prof.Dr. Jale YAZICI


Etiketler:, , ,
Digg reddit StumbleUpon Technorati Delicious

Benzer Yazılar


1 Yorum on "Parkinson Hastalığı Tedavisi"

commenter
Mustafa İnckulak Diyor ki: Mayıs 27th, 2010 at 05:30

6 yıldır parkinson hastasıyım günlük 3×1.5 pxzola ve 4×1 det madopar kullanmktayım ancak ilaçların o kadarda etkili oldugunu psk tahmin etmiyorum yürürken ayaklarım adeta biirisi trfından çekiliyor yaşım 54
yardımcı olabilirsniz sevinirim budan böyle sitenizi izleyecegim.
saygılar sunuyorum.

Adınız:
Email adresiniz (yayınlanmayacaktır):
Web siteniz:
Yorumunuzu yazınız:

*
Sizin bir script,virus ya da zararli bir yazilim olmadiginizi, asagidaki kodu dogru girerek yapacaginiz yorum ile anlamis olacagim. Guvenlik geregi yapilan bir uygulamadir. Girmeniz gereken kodun uzerine tiklayarak, kodlari sesli olarakda dinleyebilirsiniz. Bu resme tiklayarak harfleri sesli olarak dinleyebilirsiniz.
Guvenlik kodunu sesli dinle