Gaziantep Üniversitesi Onkoloji Hastanesi...

Kategori: A-M Harfi İle Başlayan Hastaneler , İlk yorumu yapan siz olun.

Hastane Adı: Gaziantep Üniversitesi Onkoloji Hastanesi
Telefon: 0 342 – 472 07 11-12-13-14
Faks: 0 342 – 472 07 18
Adres: Kilis Yolu Üzeri Onkoloji Hastanesi
İl: Gaziantep
İlçe: Şahinbey
Web Adres: http://www1.gantep.edu.tr/~onkoloji/

Onkoloji Hastanesi TRT`De Tanıtım
Gaziantep Üniversitesi Onkoloji Hastanesi

Hastane Tarihçesi;
Türk Kanser Vakfı Gaziantep Şubemizin öncülüğü ile temeli 1999 yılında atılan hastane, bir bölge hastanesi konumunda olup, 24 bin metrekare alan üzerinde 10 bin metrekare kapalı alanlı ve 5 katlı inşa edilmiş, 102 yatak kapasitelidir ve modern cihazlarla donatılmışrıt.

Gaziantep Ünivesitesi Onkoloji Hastanesi binasının biyük bir bölümünü Gaziantepli hayırsever kişi ve kuruluşların ayni ve nakdi katkılarıyla yapılmıştır.

Hastanenin bilimsel çercevede tercih edilen bir hastane olabilmesi için işletmesi Gaziantep Üniversitesi Tıp fakültesi tarafınden yapılmaktadır.

Onkoloji Hastanesi Tanıtımı;
Gaziantep Üniversitesi Onkoloji Hastanesi
BÖLÜMLER;
TIBBİ ONKOLOJİ

Tıbbi Onkoloji, İç hastalıklarının bir alt dalı olup, kanserli hastaların bu açıdan takip ve tedavisini yapar.
Cerrahi ve radyoterapiden sonra da bu hastaların bakımlarını üstlenir.
Bir kanserli hastadaki pnömoninin (zatürree), ya da hiperkalseminin (kanda kalsiyumun yükselmesi) veya aneminin (kansızlık) teşhis ve tedavisini bu ihtisas dalı yapar. Bu arada kemoterapiyi yapma yetkisi de bu dala aittir. Çünkü bugün, 100 civarındaki kanser ilacının çok çeşitli özelliklerini, kullanma şekillerini ve yan tesirlerini bilerek isabetli, doğru ve yerinde kullanmak için özel bir eğitimden geçmek gereklidir.

Geçmişte kanser tedavisi, direkt tümöre yönelik olan cerrahi tedaviyle radyoterapiden ibaretti. Bunlar lokal tedavi yöntemleri olarak ana tümörü ortadan kaldırmakla birlikte, metastaz (yayılma) oluşumunu önlemekte yetersiz kalabilmektedir. Hatta birçok hastada daha teşhis sırasında bile metastazların varlığı saptanabilmektedir. Bu nedenle cerrahi ve radyoterapiden sonra, kemoterapi ve immünoterapi uygulanmaya başlanmıştır.

Hodgkin hastalığı ve testis kanserleri gibi bazı tümörlerde kemoterapi ve radyoterapi yöntemleriyle çok iyi sonuçlar alınmıştır. Özellikle hastalığın tipi ve evresi büyük önem taşır. Bu bilgilere sahip olmadan yapılan tedaviler fazla ya da eksik yapılma riskini taşırlar ve hastanın iyileşme şansını tehlikeye sokarlar.

Tedavinin yapılma zamanını ve şeklini bilmek kadar, tedavi yapılmaması gereken durumları da değerlendirebilmek önemlidir. Kuşkusuz burada sözünü ettiğimiz tedavi sitototoksik (hücre öldürücü) tedavi ya da kemoterapidir. Yoksa her hastanın, hastalığın her döneminde, beslenme, komplikasyonların tedavisi, ağrı kesici önlemler, ruhsal destek gibi yardımcı tedavilere daima ihtiyacı vardır.

RADYASYON ONKOLOJİ

Genel Bilgi:
Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı 2004 yılında kuruldu ve 2007 yılı başından beri Gaziantep Üniversitesi Onkoloji Hastanesi binasında hasta kabul etmektedir.

Anabilim Dalı iki adet çift enerjili lineer akseleratör (Electa Precise Synergy Platform), bir Kobalt 60 tedavi cihazı ve CT simulatörle hizmet vermekte. Tüm hastalar üç boyutlu konformal radyoterapi (3D CRT) ile tedavi edilmektedir. Ayrıca invivo dozimetri sistemi ve IMPAC hasta kayıt ve verifikasyon networkü bulunmaktadır.
Erişkin Onkoloji yataklı tedavi ünitesinde ihtiyaç duyan hastalar yatırılarak tedavi edilebilmektedir.

Öğretim Üyeleri:
Doç. Dr. Mustafa Adlı (Anabilim Dalı Başkanı)
Doç. Dr. Sevil Kılçıksız
Yrd. Doç. Dr. Ahmet Dirier

Uzmanlar:
Uzm. Dr. Eda Yılmaz

Araştırma Görevlileri:
Arş. Gör. Dr. Abdurrahman Kuzhan
Arş. Gör. Dr. Rima davutoğlu
Arş. Gör. Dr. Kamil Yıldırım
Arş. Gör. Dr. Hilal Alkış

Radyasyon Fizikçileri:
Uzm. Yük. Fiz. Müh. Şule Baz Çiftçi
Arş. Gör. Fiz. Müh. Ali Demirci
Fiz. Müh. Adem Ahlatlı

Hastalar İçin:
Anabilim Dalımızda hastalar radyoterapi (ışın tedavisi) ile tedavi edilmektedir. Radyoterapi kanser tedavisinde cerrahiden sonra en sık kullanılan ve en etkili tedavi yöntemidir. Ameliyat edilemeyen hastalarda hastalığın olduğu bölgede kontrol altına alınması veya ameliyat edilen hastalarda geriye kalma ihtimali olan hastalığın ortadan kaldırılması amacıyla uygulanır. Radyasyon onkolojisi bölümlerine gelen hastaların yaklaşık %70’i küratif (tedavi edici ilk yöntem) amaçla, tek başına veya cerrahi ve/veya kemoterapi ile beraber radyoterapi alır ve bunların yaklaşık %50’sinde kür (hastanın tam olarak tedavi edilmesi, hastalığın yokolması) sağlanır.
Anabilim Dalımızda ihtiyaç duyabileceğiniz standart eksternal tedavilerin tümü (3D-CRT-üç boyutlu konformal radyoterapi, IMRT) yapılabilmektedir. Anabilim Dalımızda Tüm hastalar üç boyutlu konformal radyoterapi (3D CRT) ile tedavi edilmektedir.
Hasta yükünün fazla olması sebebiyle hastalar randevu ile kabul edilmektedir.
Randevu için 0342-4720711 nolu telefondan Anabilim Dalı Sekreterliği (Dahili 1119) ile görüşebilirsiniz.
Doktorunuz radyoterapi gerektiğini bildirdiyse zaman kaybetmeden randevu almanız tedavinizin zamanında yapılmasını sağlayacaktır.
Muayeneden önce:
Muayene için gelirken işinizin uzamaması için aşağıdaki belgeleri beraber getirmeniz gerekmektedir:
• “Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı”na sevk
• Ameliyat öncesi ve sonrası tüm film ve raporları
• Ameliyat öncesi ve sonrası yapılmış her türlü tetkik sonuçları
• Yapılan ameliyatların raporları
• Tüm biyopsi (parça) raporları
• Daha önce radyoterapi uygulandı ise bu tedaviye ait ayrıntılı bilgi
• Kemoterapi vb tedaviler uygulandı ise ilaçların isimleri, dozları, verildikleri zamanı gösteren belge

Tedavinin aşamaları:
Anabilim Dalımızdaki işlemleriniz sekreterlik kayıt, poliklinik muayenesi, simulasyon, tedavi planlaması ve tedavinin uygulanması sırasıyla yürüyecektir.
-Sekreterlik kayıt: Anabilimdalımızda tüm işlemler bilgisayarlar üzerinden yapıldığı için her ne sebeple olursa geldiğiniz zaman lütfen sekreterde kayıt yaptırınız. Ayrıca ilk kayıt sırasında gelişinizde hastalığınızla ilgili bilgilerin bulunduğu dosyanızı (veya fotokopisini) filmlerinizle beraber sekreterliğe bırakmanız gerekmektedir. Aksi durumda işlemleriniz uzyacak ve tedaviniz gecikecektir. Sekretere size kolayca ulaşabileceğimiz bir kaç telefon numarası vermeniz size ulaşabilmemiz için önemlidir. Numaralrın ulaşılabilir olması tedavinizin zamanında yapılması için önemlidir.
- Poliklinik muayenesi: Dosyanızın incelenmesi ve muayenenizi kapsar. Poliklinikten çağrılmadan önce Sektererliğin karşısındaki Hemşire odasına giderek boy-ağırlık-nabız/tansiyonunuzun ölçülmesi gerekmektedir. Daha sonra lütfen bekleme salonunda çağrılmayı bekleyiniz.
– Simulasyon: Tedavi edileceğiniz pozisyonda yatırılarak tomografinizin çekilmesi. Bu işlem genellikle poliklinikte görüldüğünüz gün olmaz. Bunun için size verilen randevu saatinden en az 30 dk önce gelerek sekretere gelğinizi bildirin ve çağrılmak için bekleme salonunda bekleyin. Bu işlem için aç karnına gelmenizde yarar var. Tomografi sırasındaki yatış şeklinizin tedavi sırasında da aynı olması gerektiğinden nasıl yattığınıza dikkat etmeniz önemlidir. Yine bu işlem sırasında vücudunuza çizilen nokta ve çizgilerin silinmemesi gerekmektedir. Tomografiniz çekildikten sonra tüm dosya ve filmleri bıraktıysanız gidebilirsiniz. Tedavi için telefonla çağrılacaksınız.
– Planlama: Simulasyon sırasında çekilen tomografi filmleri üzerinde size uygulanacak tedavinin bilgisayarlar kullanılarak ayarlanmasıdır. Bu işlem de genellikle aynı gün içerisinde bitilemez. Tedavi edilecek bölgenize uygulanacak radyasyonun dozu ve veriliş şekli bu işlemle planlanmaktadır. Bu sebebple sizin için en iyi tedavinin planlanması günler alabilmektedir.
– Tedavi: Planlama işlemi bittikten sonra tedavi için, verdiğiniz telefon numaraları aranarak, çağrılırsınız. Soylenen saatte gelerek sekretere kayıt yaptırmamanız durumunda diğer hastaların tedavilerini aksatmamak için tedaviniz o gün başlamayabilir! Tedavinizin ilk günü bir takım kontroller yapıldığından tedavi masasında 30 dk vey adah auzun kalabilirsiniz. Bu sizin dogru şekilde tedavi edilmeniz için yapılması gereken bir işlemdir ve bu süre içinde kıpırdamadan durmanız gerekmektedir. Üzerinize tedavi edilen alanın şekli kalemle çizilecektir. Bu çizgilerin silinmemesine dikkat etmeniz gerekmektedir aksi halde ilk günkü kontrol işleminin tekrarı gerekecektir.
Tedaviniz boyunca herhangi bir sebeple Doktorunuzu görmek isterseniz sekretere ugrayarak randevu allmanız gerekmektedir. Aksi halde kayıtlara geçmediğiniz için çağrılmazsınız.

Dünyadaki gelişmeler

Bir asır önce yapılmış olan üç önemli buluşun insanoğlu için tıp alanındaki önemi çok büyüktür. Wilhelm Conrad Röntgen, 8. Kasım 1895 günü öğleden sonra laboratuarında çalışırken gözlemlediği ilginç fenomenin, dünya bilimine neler kazandıracağını henüz kendisi de bilmiyordu. Buluşunun 28 Aralık günü, Würzburg Tıbbi Fizik Derneğine “Yeni bir ışın tipi ; Preliminer bildiri” başlıklı ilk yazısıyla bildirdi. Dernekte yaptığı sunum 23 Ocak 1896′da gerçekleşti. Ne olduğu bilinmiyen bu ışına X- ışını adı verildi ve sonraları Röntgen’in buluşuna atfen bu ışınlar Röntgen ışınları olarak anılmaya başlandı. Çalışmaları sırasında eşi Bayan Röntgen’in ve bildirisi sırasında ünlü Anatomist Albert van Köllicer’in bir fotograf kaseti üzerine X – ışınları ile görüntülediği eller ise ilk diagnostik denemelerdi. Bu önemli buluş bütün dünyada büyük heyecan yarattı (1).

İkinci önemli buluş ise 1896′da Fransa’dan geldi. Bir fizik öğretmeni olan Antoine Henri Becanerel uranium tuzları üzerinde çalışarak Mart 1896′da doğal radyoaktiviteyi buldu. “Fosforesan Maddelerden Yayılan Görülebilir Radyasyon ” isimli makalesi ile bu çalışmasını yayınladı (1).

Üçüncü önemli buluş ise 1898′de Pierre ve Marie Curie’nin radyoaktif maddeler olan Polonium ve Radiumu bulmasıydı. Bu buluş 26 Ocak 1898′de Paris Bilimler Akademisinde sunuldu. Bu ana buluşları radyoaktivite ve ışınları fiziksel özellikleri ile ilgili yoğun çalışmalar takip etti. 1897′de Rutherfort Uranyumdan çıkan alfa ve beta ışınlarını buldu. 1898′de Villard Radyumdan çıkan ışınların X-ışınları ile ayrı özellikte olan foton ışınları olduğunu gösterdi (1).

Bu çalışmaların yoğunlaşması maddenin ve uzayın daha iyi anlaşılması yanısıra tıpta da gelişmelere yol açtı. Rontgen ışınlarının ilk uygulama alanı diagnostik oldu. İnsan vücudunun çeşitli yerlerindeki yabancı maddeleri araştırmak özellikle savaş döneminde öncelik kazandı. O dönemin bazı savaş muhabirlerinin yazılarında Röntgen’in önemli buluşundan 20 ay sonra 1897′de Himalayaların eteklerindeki bir sahra hastanesinde yaralı askerlerin kurşunlarını bulmak için bir görüntüleme aygıtının götürüldüğünü okumaktayız. Benzeri uygulama aynı senelerde (1897) Türk-Yunan savaşı sırasında bir Türk erinin elindeki şarapnel parçasının bulunması amacıyla yapıldı.

Çok kısa sürede bu gizemli ışınların biyolojik etkileri de gözlenmeye başlandı. Bu ışınların fiziksel özelliklerini saptamak için deneysel çalışmalar yapılırken ve tanı amaçlı kullanılırken ortaya çıkan biyolojik etkiler bilim adamlarının dikkatini çekti. Bu ışınlar insan cildinde eritem ve kuru ve ıslak deskuamasyona yol açmaktaydı. Epilasyonun görülmesi ve uzun süreli uygulamalarda görülen ülser ve nekrozlar X- ışınlarının cilt ve dokulardaki tahrip edici etkilerini ortaya koymaktaydı. Chicago’da bir lamba ve tüp üreticisinin, Ocak 1896′da X-ışınlarını iki hasta üzerinde tedavi amacı ile ilk defa kendisi tarafından kullandığını iddia ettiği öğrenildi. Bir çok klinisyen X-ışınlarını ve radyumu dermatolojide kullanmaya başladı.

Avusturya’dan Freund (1903) ve Kienböck (1900), Fransa’dan Despeignes (1896), Danlos ve Bloch (1901), Almanya’dan Albers-Schönberg ve Strebul (1903) ilkler arasındadır. İlk brakiterapi denemeleri ise radyum ile başlamış ve o dönemin kayıtları bize İngiltere’den Walsh (1897), Almanya’dan Albers- Schönberg (1903) ve Fransa’dan Belot’yu (1904) göstermektedir. Ancak bir cilt kanserinin X-ışınları ile iyileştirildiğinin dökümente edildiği ilk olgu 1899′da Stockholm’de Stenbeck tarafından tedavi edilmiş burunda basal hücreli kanseri olan bir kadındır. Çalışmalarında 9 ayda 99 fraksiyon kullanarak tedavi ettikleri bu olguyu Stockholm’de 19 Aralık 1899 tarihinde sundular (1,3). Radyasyon tedavilerine öncülük eden Fransa’da da ilk radyoterapi uygulamalarında biri, Paris Hastaneleri Müzesinde bulunan ressam Matt’ın yağlı boya tablosuna da konu oldu (Resim 1). Bu tarihi, ilk tedavi edilen olgunun belgelenmesiyle, Radyasyon Onkolojisinin başlangıçı olarak kabul etmek doğru olacaktır. Bunu izleyen yıllarda foton ışınları (X-ışını ve gama ışını), partiküler ışınlar (elektronlar) ve doğal radyoaktif maddeler ile radyoizotopların fiziksel özellikleri daha iyi öğrenilmeye başlandı. Işınların uygulama süreleri, toplam dozu, fraksiyone edilmesi, yan etkileri ve de ışın üreten aygıtların teknik yönden geliştirilmesi 20. Yüzyılın ilk çeyreğinde yoğunlaştı.

Uygulamalardaki biyolojik etkiler Radyobiyoloji Bilim Dalı altında incelenmeye başlandı. Onkolojinin ilk araştırma dalını oluşturan radyobiyoloji, temel araştırma yöntemleri ile normal ve kanserli hücrelerin tedaviler sırasındaki proliferasyon özelliklerine,, hücresel ve moleküler düzeyde yapılan ilk çalışmalar olarak ışık tutmuştur.

PEDİATRİK ONKOLOJİ

En iyi tedaviyi verebilmek için, çocuk kanserinde uzman bir ekip gerekmektedir. Tedavi karmaşıktır ve genelde ameliyat, kemoterapi, ve ışın tedavinin bileşimidir. lstenilen hünerdeki kişiler genelde yalnız kanser merkezlerinde bulunurlar. Bu merkezler büyük şehirlerdeki başlıca tıp okullanyla ilişkilidir. En yakın merkeze uzak olabilirsiniz. 0 zaman çocuğunuzun bakımı buna göre planlanıp buradan başlatılır ve ondan sonrasının buradan yönetilmesi genel olarak yeterlidir.

Kanser merkezi personeliyle yakın bir işbirliği yaparak yerel doktor bazı tedavileri ve ara testleri uygulayabilir. Bu şekilde hem masraf azalır, hem de çocuk ve ailesinin taşınması önlenir.

Siz ve çocuğunuzun sağlık ekibi, bu tedavilerle ilgili yeni tecrübeler geçirecek olan çocuğunuzu titizlikle hazırlamaları gerekir. Çocuğunuzla açık konuşun. Destek olun. Herkesin onu iyileşmesi için çalıştığına inandırın. Doktorun ve hemşirelerin çocuğunuzun sağlığı ile ilgili sorularına cevap vermeye yardımcı olmalarını sağlayın.

Çocuğunuzdaki Kanserle Başetmek

Özellikle konu çocuğunuz ise, kanser teşhisi beraberinde dehşet ve harab olma hisleri getirir. Ancak, teknolojik ilerlemeler ve ilaç tedavileri sayesinde manzara çok değişmiştir. Yaşam oranının artmasıyla kanserli çocukların ve ailelerinin duygusal ihtiyaçları daha iyi anlaşılmıştır.

Pediyatrik onkoloji ekipleri, bu tür hislerle baş etmeye alışık olan doktor, hemşire, sosyal hizmet elemanı ve din adamlarından oluşmaktadır. Hastalığın seyri sırasında bütün aileye destek olacak anlayışlı bakımı verebilecek, ailenin uyumunu sağlamak ve gerekli ameliyatları planlamakta yardımcı olacaktır. Sosyal hizmet elemanları aileleri kanser teşhisini sağlıklı psikoloji ile baş etmelerinde yardımcı olacaktır. Ebeveynlerin baş edebilmesi çok önemlidir, çünkü hasta çocuğun önünde uzun ve değerli yıllar olabilir.

Aile içinde de sağlıklı ilişkilerin devam ettirilmesi de aynı şekilde önemlidir. Hasta çocuğunuzun yarattığı ek stres yüzünden bu çok kolay olmayabilir. Kardeşlerin ve eşlerin de birtakım ihtiyaçları vardır ama bunlar bazen unutulmalıdır. Diğer çocukların ihtiyaçlarına kulak verebilen ve düşüncelerini ve kaygılarını dinleyen ebeveynler hayat boyu sürecek güvenli, açık, duyarlı ve dürüst bir ilişki kurmaktadırlar.

Doktor faturaları, otel ve yemek masrafları, yol masrafları, evdeki diğer aile fertlerinin ihtiyaçları ekonomik yük olmadan kanser tedavileri yaptırabilen aileler çok azdır. Mali yük teşhis anında başlar ve hastalık süresini aşabilir. Sosyal yardım elemanları tarafından mali durumun ve işle ilgili durumların değerlendirilmesi çok önemlidir ve aileye destek olacak bazı imkanlar sağlayabilmektedir. Bu değerlendirme hem ilk teşhise göre, hem gelecekte yapılacak masrafların kapsamını ailelere bildirmektedir.

Çocuğunuzla ilgili bir başka durum okula devamıdır. Okul personeli, çocuğunuzun kanseri ve hem çocuk için, hem okul için ortaya çıkabilecek belirli durumlar hakkında bilgilendirilmelidir.

Uygun davranış ve akademik beklentiler de görüşülmelidir. Okul yöneticileri ve personeli ile görüşme imkanı yanlış kavramları ortadan kaldırmakta ve çok ihtiyaç duyulan telkini vermektedir.

Bütün ailenin normal yaşama dönmesi önemlidir. Çocuklar dayanıklı ve esnek olurlar ve kanser teşhisinden önceki hallerine göre davranılmasını isterler ve hayatlarının tamamiyle hastalıkları üzerinde odaklanmış olmasını istemezler. Kanserli bir çocuğu düşünmek çok üzücüdür. Bazı ebeveynler kaçmak, bazıları teşhisi bilmemek ister. Ancak genelde acıyı kabul edip spesifik hastalığın gerçeklerine bakabilen ebeveynler, gelecekteki problem ve endişelerle daha iyi baş edebilmektedirler. Şaşkınlık, inkar, kızgınlık, suçluluk, üzüntü ve umut gibi şaşırtıcı hislerle karşı karşıya kalınabilir. Bu hislerin bazılarıyla veya tümüyle, ayrı zamanlarda ve değişik derecede karşılaşabilirsiniz. Ancak kanser ekibinden alacağınız asıl mesaj bu tecrübede yalnız olmayışınızdır.

Sosyal yardım elemanları çocuk kanserinin doğurduğu değişik durumlara aşinadır. Çocuğa ve ailesine devamlı psikolojik ve manevi destek verebilmek ve değişen ihtiyaçlarında yardımcı olmak için, streslerini erken ve devamlı bir şekilde değerlendirmektedir.

Karamsar ve alaycı olmak kolaydır. Hayatın manasının ve değerinin verdiği iyimserlik duygusu çocuktaki kanserin adaletsizliği ile çelişkilidir. Birtakım duygularla beraber (üzüntü, kızgınlık, suçluluk, korku) ana-baba çoğu daha önce takdir etmedikleri yeni zenginlikler keşfederler: Ailenin, yakınların, toplumun yakınlığı ve desteği, gerekli bakım verecek iyi bir tıbbi ekibin varolması.


Etiketler:, , , , , , , , ,
Digg reddit StumbleUpon Technorati Delicious

Benzer Yazılar


İlk yorumu yapan siz olun “Gaziantep Üniversitesi Onkoloji Hastanesi”

Adınız:
Email adresiniz (yayınlanmayacaktır):
Web siteniz:
Yorumunuzu yazınız:

*
Sizin bir script,virus ya da zararli bir yazilim olmadiginizi, asagidaki kodu dogru girerek yapacaginiz yorum ile anlamis olacagim. Guvenlik geregi yapilan bir uygulamadir. Girmeniz gereken kodun uzerine tiklayarak, kodlari sesli olarakda dinleyebilirsiniz. Bu resme tiklayarak harfleri sesli olarak dinleyebilirsiniz.
Guvenlik kodunu sesli dinle