Erkeklerde Ereksiyon Sorunu Ve Tedavisi...
Kategori: Cinsel Hastalıklar , İlk yorumu yapan siz olun.
Erkeklerde Ereksiyon Sorunu Ve Tedavisi
Başarısızlıkların birbirini kovalaması üzerine, bu kez, kadın kuşkuya kapılaÂcaktır. Bu durumda, cinsel ilişki aralaÂrında “tabu” bir konu haline gelecektir. Kadınla erkek arasında yavaş yavaş bir suskunluk belirecektir. Aşka yabancı ko nularda bile, bildirişim ortadan kalkaÂcaktır. Aile havası bozulacak, ama eşlerÂden hiçbiri bunun cinsel nedenlere daÂyandığını kabul etmeğe yanaşmayacakÂtır. Bu durumda, anlaşmazlık sürüp giÂdecektir.
Güçsüzlük çoğu kez, otoriter bir anne eğitiminin sonuçlarına bağlıdır. Masters ve Johnson buna tipik bir örnek olarak, üç yıllık bir güçsüzlükten sonra, Saint Louis’de tedavi edilen 34 yaşındaki bir erkeğin durumunu gösterirler. Bu erkek, çocukluğunda bütünüyle annesinin buyruğu altında yaşamıştı. Ailede kararları anne almakta, harcamaları yapmakta, evin düzeni için gerekli her şeyle ilgilen mekteydi. Baba ise, pısırık, sessiz, içine kapanık bir kişiydi. Annesi izm vermedi ği için çocukluğunda spor yapamamıştı. Bu erkek 28 yaşında, bir sigorta şirketinÂde çalışırken, tıpkı annesi gibi otoriter bir genç dula aşık olur ve evlenir. O zaÂmana kadar hiç cinsel ilişkide bulunmaÂdığı için, sevişmeyi karısından öğrenir. Cinsel birleşme sıklığını da kadın dilediÂği gibi ayarlar. Kocasını sık sık birleşmeÂye zorlar. Geçmişi kendisine bir karşılaş tırma yapma olanağı vermediğinden, erÂkek önceleri karısını doyurmaya çaba gösterir. Bir yıllık bir evlilikten sonra, yorgunluk duymaya başlar.
![]()
Ancak yorÂgunluk kanısının kendisini aşağılamasıÂna yol açar. Bu durumda erkek bir fahiÂşeyle birleşmeyi dener. Ama penisi yine sertleşmez. Bu durumda güçsüzlüğün nedeni annenin ve karının baskıcı tutuÂmudur.
Bunun gibi çok otoriter bir baba da oğÂlunda onun cinsel mutluluğuna zarar ve rebilecek bir güvensizlik duygusunun doğmasına yol açabilir. Gerçekte, bir çocuğun uyumlu psikolojik gelişimi anÂne babanın birbirine karşı uygunsuz davranmasıyla bozulmaya başlar. MasÂters ve Johnson bu konuda baba baskısıÂna şu tipik olayı örnek verirler: ikincil güçsüzlüğe yakalanmış 39 yaşındaki bir erkek Saint Louis kliniğine başvurur. Ço cukluğu, başarılı bir işadamı olan bir ba bayla kültürlü ve yetkin bir ev kadını olÂmakla yetinen bir annenin yanında geçÂmiştir. Babasının evlilik dışı ilişkileri olÂmuştur. Baba oğlundan okulda, sporda ve daha sonra, mesleğinde parlak başaÂrılar elde etmesini istemiştir.Çocuğun cinsel yaşamı 20 yaşına kadar normal sürmüştür. Sonra evlenmiş ve üç çocuk sahibi olmuştur.On yıl kadar bir zaman boyunca, meslek yaşamı hep başarısızlıklarla geçmiştir.Çekingen olduğundan ve kendine güveni bulunmadığından, en küçük bir tersliği fırsat bilip işinden ayrılmış ve başka bir iş aramıştır. Sonun da babasının işletmesine girmiştir. Ama babası kısa zamanda yeteneksizliğini yüzüne vurmuştur. Bu durum cinsel etkinÂliğini de etkilemiştir. Cinsel birleşme sıÂrasında, babasının haksız davranışı aklıÂna gelmeye ve cinsel heyecanını söndür meye başlamıştır. Böylece kişiliğiyle kendisini ezmiş olan başarılı ve ulaşılÂmaz bir babaya karşı duyulan derin nefÂret ve aşırı sevgi cinsel güçsüzlüğe yol açmıştır.
Masters ve Johnson’un hastalarından 26′ sı geçmişlerinde dinsel ilkelere aşırı bağ lılık göstermeleri yüzünden güçsüzlük belirtileriyle karşılaşmışlardır. Bu erkekÂler önceden hiç bir cinsel denemede buÂlunmadan evlenmişlerdir. Cinsiyeti yaÂsak ve tiksinti verici bir konu olarak deÂğerlendiren bu hastaların bir kısmı birinÂcil güçsüzlük belirtileri göstermekteydi. Bir kısmında ise, evlilik başlangıçta taÂbuları yıkmış ve cinsel etkinliği kolaylaştırarak cinsel mutluluk getirmiştir,buÂnunla birlikte,birkaç ay sonra bu erkekÂler yeniden eski sıkıntılarıyla karşı karşıÂya kalmışlardır. Yeniden su yüzeyine çıÂkan “günah” kavramı kendisiyle birlikte güçsüzlük belirtilerini de getirmiştir. Bir süre sonra bilinçaltı cinsel birleşmeyi reddetmeğe başlamıştır. Güçsüzlüğü belirleyen şöyle bir durum da söz konusu olabilir: 20 yaşındayken genç ve bakire bir kızla evlenen bir erÂkek, daha önce flört etmemiş ve mastürbasyon da yapmamıştır. Kendisi de karıÂsı da cinsiyet sözcüğünün bile kötü karÂşılandığı bir ortamda yetişmişlerdir. ErÂkek kadın vücudunu hiç tanımamaktaÂdır. Bununla birlikte, iki kez fahişelerle ilişkide bulunmayı denemiştir. İlkinde, kadın kendisine tahta perdeyle çevrili bir avluda birleşmeyi teklif edince, utanmış birleşmeden kaçmıştır. İkincisinde, bir başka fahişe kendisine prezervatif verince nasıl kullanacağını bilememiştir. Kadın prezervatifi penise kendisi takmayi deneyince genç erkekte doğal olarak erken boşalma olmuştur. Erkek bunun üzerine hiç bir zaman normal cinsel davranışta bulunamayacağı kaygısına kapılÂmıştır. Evliliğinin ilk on ayı içinde de yaÂrı güçsüzlük belirtileri ortaya çıkmıştır.
Zaman zaman karısıyla cinsel ilişkide bulunmakla birlikte, cinsel ilişki hep ikinci planda kalmıştır. Erkeğe güvensiz lik egemen olmuş, cinsel yönden doyuÂrulmayan kadın ise çocuklarına yönelÂmiş ve içine kapanmıştır. İkincil güçsüzlük gençliklerinde homoÂseksüel ilişkilerde bulunmuş olan erkekÂlerde de görülebilir. En ciddi durumlar,sapıklık olarak gördükleri heteroseksüel ilişkilerden kaçmak için evlenmeyenlerin durumlarıdır. Bazıları ise evlenmeyi moral denge sağlamanın çaresi olarak görürler. Ama buna karşılık, bir kadınla ilk temastan itibaren güçsüzlükleri ortaÂya çıkanların çoğu bu ikinci türe girer. Bazıları başlangıçta gerçek bir sevgi üze rine kurulmuş sakin bir evlilik yaşamı sürdürmeyi ve kanlarıyla uyumlu cinsel ilişkilerde bulunmayı başarırlar. Ancak daha sonraki yıllarda, bastırabileceklerini sandıklarını bir takım eğilimlerin belirdiğini görürler. Bu homoseksüel eğilimÂler yüzünden, bazen bir başka erkek için ölçüsüz bir tutku başgösterir, bunun ilk sonucu kadınlara karşı ilginin bütünüyle ortadan kalkması olur.
Erkek bu durumda ikiye bölünür ve yeni eğilimlerini karısından gizlemek için “çift cinsel yaşam” sürmeyi dener. KaÂdın çok geçmeden kocasının cinsel yeÂtersizliğini fark eder. Erkek ise heteroÂseksüel ilişkileri bir zorlama kabul ettiÂğinden güçsüzlüğü gitgide ilerler. Bu gibi güçsüzler gençliklerinde homoÂseksüel etkinlikte bulunmuşlar ancak da ha sonra bu etkinlik hızla kaybolmuşÂtur. Gençliklerinde kızlara karşı koruyuÂcu bir “ağabey” tutumu takınmışlardır. Kalp hastalıklarından, aşırı ilâç kullanÂmaktan, genel bir enfeksiyondan, iç salgıbezi bozukluğundan ya da şeker hasÂtalığından gelen cinsel güçsüzlükler de vardır. Ciddi bir araştırmayla bunların nedenleri bulunabilir. Doktor uygun teÂdavi yolunu bundan sonra seçer. Bununla birlikte, sadece fizyolojik görünüşlü bazı güçsüzlüklerin ruhsal yapının derinliklerlne kök salmış bir yürek darlığının dış belirtileri olabileceğini de akıldan uzak tutmamak gerekir.Aşırı yorgunluk çoğu kez cinsel yorgunluğa yol açar: Bu durumda alkolden yardım ummak cinselgüçsizlüğü daha da çoğaltır.
Etiketler:Ereksiyon, Ereksiyon Tedavisi, Erkeklerde Ereksiyon, Erkeklerde Ereksiyon Sorunu Ve Tedavisi

İlk yorumu yapan siz olun “Erkeklerde Ereksiyon Sorunu Ve Tedavisi”